ERGENLİK ÇAĞINDA GRUP ARKADAŞLIĞI

           

            DEĞERLİ  ÖĞRENCİLERİMİZ,

 

            Eğitimin amaçlarından biri, sizlerin bir grup içinde bir yandan olumlu yönde davranışlarda bulunarak grupta yapıcı ve kalıcı bireyler olmanızı sağlarken diğer yandan sizlerin kendinize özgü kişilik geliştirmenize yardımcı olmaktır.

 

            İnsan ister küçük ister büyük olsun yaşamı boyunca daima diğer insanlarla birlikte olmaya gereksinim duyar. Bu gereksinimi karşılamak için de kendine yakın bulduğu arkadaş grubuna girmeye çalışır. Bu yazıda gruba girme isteğinin nedenleri ve kişiliğinize olan katkılarını göreceksiniz.

 

            Gruba girerken biraz önce sözü edilen eğitimin amaçlarını daima göz önünde bulundurmak ve gruba seçilmek için gerekli olan özellikleri kişiliğinize mal etmek çok yararlıdır. Çünkü bu yaşlarda kazanılan kişilik özellikleri hayat boyunca sürecektir.

 

            Şimdi de grup sözcüğünden ne kastedildiğini görelim. Grup; iki veya daha fazla sayıda insanların belli amaçlar etrafında toplanmasıdır. Amacına göre çeşitli gruplar olabilir ve bu grupların da her birinin kendine ait özellikleri vardır. Bizim ele almak istediğimiz grup, arkadaş grubudur. Biraz önce iki veya daha fazla kişinin bir araya gelmesiyle grup olduğu belirtilmişti. O halde sınıf da bir gruptur. Bu durumda grup için anlatılacak özellikleri sınıfınız için de düşünebiliriz.

 

            NEDEN GRUBA GİRİLİR,

            Buna bir cümle ile cevap vermek gerekirse “Çocuğun ve gencin kendini saygın bir kişi olarak görme, kendini kanıtlama ve toplumun kendisi hakkındaki fikirleri öğrenme isteğinden ileri gelir” denebilir.

 

            Ergenlik çağının kendine has problemleri vardır. Bu dönemde hem çevrenin gence bakışında bir istikrarsızlık vardır. Hem de aynı istikrarsızlık  gencin kendisi hakkında geliştirdiği fikirlerinde de görülebilir.

 

            Genç, bir gün her şeyi yapacak kadar güçlü görürken öbür gün son derece güçsüz olduğunu söyleyebilir. Bazen kendisine çocukluğunda olduğu gibi davranılmasını isterken bir anda kendisini yetişkin gibi görüp karşısındakinden o şekilde davranış bekler. Bazı ana-babalar da çocukların artık eskisi gibi küçük olmadığını, kendi kendine yeter hale gelmesi gerektiğini göremezler ve eskisi gibi davranmaya devam ederler. Bu da gençte bir takım sıkıntıların oluşmasına neden olur.

Bu durumda genç, bu sıkıntılarını kendisi gibi düşünen, hisseden yaşıtlarıyla paylaşmak ister.

 

            Genç, bu yaşlarda kişilik arayışı içindedir. Bu yüzden örnek sayacağı, kendisini onunla bir sayacağı bir kişi bir model arar ve seçer. Bu herhangi bir artist, bilim adamı veya aileden biri olabilir. Genç, bu kişinin davranış ve düşünüşünü taklit ederek kendine ait kişilik özellikleri geliştirmeye çalışır. Ancak yaşdaşlarının bu konudaki görüşlerine ihtiyaç duyar. Onların onay ve reddetmelerine bağlı olarak  davranışlarını değiştirir.

 

            Ergenlik çağında gençte çevrenin eleştirisine karşı hassasiyeti vardır. Çevrenin etkisiyle genç kişilik özelliklerini değiştirir ve geliştirir. Genç ait olduğu gruba büyük önem verir. Grup normlarına (değerlerine) uymak için çaba harcar. Bu değerlerden ayrılmaktan çekinir. Gruba düşünce ve davranış olarak uymaya çalışır.

            Ailesi dışından olan bireylerin onunla ilgilenmesi, onu dinlemesi, çocuk olarak görmesi ve gruba kabul edilmesi çocuğa güven verir.

 

            Ergenlik çağında genç özgür olmak istemektedir. Ancak davranışları kontrolsüz ve gelişi güzeldir. Amaçları konusunda kesin bir fikri olmamaktadır. Özgürlüğü istemekte ve ona göre davranmaktadır. Ancak yaşamının çeşitli yönlerine ait öğütleri almaya da ihtiyaç duyar.

 

Bu yüzden kendisi gibi düşünen, aynı heyecanı duyan akranlarıyla bir araya gelme ihtiyacı doğar ve benzer düşünüş, statü, zihinsel yapı ve kişilikteki bireyler bir araya gelirler. Çeşitli nedenlerle dışa dönük bir yapıda olan grup üyelerinden  oluşan gruba giren bir çekingen çocuğun amacı değişik olabilir. Bu çocuk dışa dönükleri taklit edip daha faal olmaya çalışabilir ama yine de bir süre sonra gruba uyamadığından grup dışı kalır.

            Grup üyelerinin benzer ruh yapısına sahip oluşları grup oluşumunda ilk göze çarpan faktördür.

 

            Bazı kişiler elde edemedikleri amaçları gerçekleştirmek için gruba girebilirler. Örneğin evdeki bir abi abla nedeniyle bir türlü dediğini  yaptıramayan bir çocuk, gruba girerken saygınlık uyandırmak ve diğer grup üyelerinin kendisini dinlemelerini sağlamak ister. Bunun için de çoğunlukla zayıf gördüğü bireyler üzerinde hakimiyet kurmaya çalışır. Ancak grup üyeleri buna izin vermezse çocuk kendine ait özgüvenini  bu yönde geliştiremeyeceğini görür ve başka çözümler arar. Ancak bu durumda grubun kişi üzerindeki etkinliği büyük önem kazanır. Eğer grubun amaçları olumlu yönde ise yani kişiliğini geliştirmeyi amaç edinmişse, kişi de grupta kabul görmek için bu tür özelliklere sahip olması gerektiğini görür ve bu yönde çabaya girer. Örnek : Başkalarını  ezerek hakimiyet kuramayacağını anlayan birey, o toplulukta geçerli olacak liderlik özelliklerini kazanmak için kendini eğitebilir,yeni yetenekler kazanmaya başlar, kültürünü arttırır, gruba yenilikler getirir. Beğenilen biri olmak için başarılı olmaya ve kendini yenilemeye ihtiyaç duyar hale gelebilir.

 

            Grup yapısı üzerinde okulun ayrı bir yeri ve önemi vardır. Geniş olarak ele alınırsa Okul bir grup dar sınırda ise sınıfın bir grup olduğu görülür. O halde bir grup için geçerli özellikler sınıf ve okul için de düşünülmelidir.

 

            Okul sosyalleşmeye yardım eder. Çocuk okulda değişik kişilikteki insanlarla karşı karşıya gelir ve çocuk çevresindeki insanlara karşı sosyal tavırlar geliştirmeye başlar. Örnek : daha önce çeşitli nedenlerle arkadaş edinmesine izin verilmeyen  ve insanlarla  yakınlaşmaya karşı korku geliştiren  bir çocuk gruba girdikten sonra  bunun yersiz olduğunu görüp daha sevecen  ve dışa dönük kişilik özellikleri kazanabilir.

 

            O halde grup, çocuğu kendini göstermeye, yeteneklerini kanıtlamaya iter. Çocuk ancak bir çaba sonucu saygınlık kazanacağını, grupta kabul göreceğini görür.

            Özellikle tek çocuklar, gruba girdikten sonra paylaşmayı, işbirliğine girmeyi , sorumluluk alma yine bir takım olumsuz davranışlara sahip çocuklar gruba girdikten sonra bu davranışlarını  değiştirebilirler. Çeşitli nedenlerle yalanın, hırsızlığın, çekingenliğin, tembelliğin zararlarını bilmeyen bu konu üzerinde düşünmemiş olan çocuk diğer grup üyelerinin değişik düşünceleri ile karşılaşınca  bu konulardaki tutumlarını değiştirmek zorunda kalırlar.

            Daha önce uslu olmayı, susmak, kimsenin işine karışmamak, toplulukta ses çıkarmadan oturmak olduğunu öğrenmiş olan çocuk için bu davranışları sürdürmekle beğenilmek anlamına gelir. Oysa bu yüzden grup dışı bırakılacağını anlayınca  bu davranışları değiştirmeye çalışması gerektiğini görür.

 

            Normal bir grup olumlu yöndeki davranışları amaç edinir, yaşıtlarla arkadaşlığın verdiği güven ergenlik çağında büyük bir anlam taşır. Bu yaşlarda halledilmeyen çatışmaların yarattığı  korkunun bir kısmı bireyin arkadaş gruplarında bulabileceği çözüm yollarının  verebileceği huzurdan bulabilmesinden ileri gelir.

 

            Kendisine sıkıntı veren yapmak isteği fakat ailesinin koyduğu yasaklar ve gerekse çevrede hoş karşılanmayan  bazı isteklerin birikmesi sonucu bir patlamaya doğru gider. Ancak bu noktada arkadaş grubunun onu desteklemesi sorunlarının değişik yöntemlerle çözülebileceğini  gence göstermesi, birlikte çare aranması ile genç kendini bir arkadaş grubuna girmeye zorunlu hisseder. Daha önce ancak tek bir doğrultuda düşünüp  bir tek çözüm düşünebilirken arkadaş grubuna girdikten sonra değişik çözüm yolları ile karşılaşır. Böylece topluluk karşısındaki davranışları ve sorunları için kafasında bir sınır oluşmaya başladığı böylece ileriki yaşamda çocuğun sosyal uyum için hazırlayıcı ortamı sağlanmış olur.

 

            Grup yapısı gence şiddetle dalgalanan bir dünya içinde adeta bir adanın vereceği güven ve emniyeti sağlayacak ve ergeni en zor yıllarda fazla hırpalanmasını önleyecektir.

            Yapılan araştırmalara göre en iyi grup demokratik gruptur. Bu grupta bütün üyelerin söz hakları vardır. Kimse kimseden üstün değildir. İş bölümü ve görev farkına göre üyelerin yeri değişiktir. Ancak amaç grubun olumlu yönde devamını sağlamaktır. Bu yüzden grubu en iyi yürüten  liderdir. Bu grupta kişiler arasında olumsuz yönde bağımlılık yoktur. Grup üyelerinin her biri kendinin grup içinde bir yeri olduğunu bilir, hiç biri kendini zayıf hissetmez. Diğer grup üyesine bağımlı değildir, aralarında sevgi ve işbirliğine dayanan bir bağlılık vardır. Bağımsızlık grubun yapısını bozar. Çünkü o zaman üyelerden biri diğerine adeta asalak gibi yapışır veya anne, baba, abi, abla davranışı bekler. Örnek :  bu yapıda olan bir kişi sınıfta daima kendisini  koruyacak birine ihtiyaç duyar. Böyle birini seçer. O kişinin derste ona yardımcı olmasını bekler ve kopya ister, arkadaş ilişkilerinde onu korumasını bekler, bu da kişiliğin gelişmesini engellediği gibi bir süre sonra bıkkınlık yaratır.

            Grup yapısındaki arkadaşlıklar başlar ve doruk noktasına ulaşır. Ondan sonra iniş başlar sonuçta grup dağılır. Bunu engellemek için sürekli yenilenmeye ihtiyaç vardır. Bu ihtiyaç karşılandığında grubun ömrü uzun olur. Örnek : Sınıf içinde yıl başında okula duyulan özlemle sınıf içinde birbirini seven öğrenciler arasında bir süre sonra başarının ortaya çıkardığı rekabet nedeniyle çözülme başlayabilir. Başarılı veya başarısız olanlar, birbirleriyle alay edip aşağılamaya başlayabilirler. Bu noktada rekabetin grup içindeki önemi ortaya çıkar. Bir gencin kendini tanıması ancak diğer yandaşlarıyla yaptığı karşılaştırma ile mümkün olur.

 

Rekabet bir kişinin kendi imkan ve yeteneklerinin sınırlarını keşfetmekte yardımcı bir unsurdur. Kişi toplumdaki yerini de rekabet sayesinde tayin edebilir. Gencin yeni deneyimler kazanması veya yaptığı işten zevk duyması için itici güç olabilir. Örnek : Sınıftaki işlenecek konular hakkında öğrenciler arasında bilgi yarışması düzenlenmesi öğrenme açısından olumludur.

 

            Eğer sınıf içinde veya arkadaş grubunda üyeler arasındaki rekabet olumlu yönde ise bireylerin öğrenmesine ve zevk duymasına yönelik ise faydalıdır. Aksi taktirde zararlıdır. Aşırı rekabet durumunda grup üyeleri arasında kıskançlık görülecektir. Ve mutlaka başa geçmek için yapılacaktır.

 

            Bazıları ilgisiz gibi görünecek sessiz duracak, grubun içinde faaliyette değilmiş gibi duracak  fakat içinden rekabet duyguları altında ezilecek, fakat başaramayacağına inandığı için her hangi bir harekette bulunamayacaktır. Böylece çekingen olmak için ruh dünyasına olumsuz yöndeki ilk tohumları atmış olacaktır. Sonuç olarak bu kişi grup içinde gereken yeri alamayacaktır.

 

            Sınıfın bir grup olduğu belirtilmişti. O halde grup dışı kalan arkadaşlara yardım edilip sınıfta konuşmaları, bilgilerini aktarmaları, oyunlara katılmaları sağlanmalı  ve grubun (sınıfın) sürekliliği için bilgi aktarımını yapıcı yöndeki rekabet havasına sokarak,  üyeler arasında işbirliği yaparak sınıfın başarı seviyesini yükseltmelidir.

 

            GRUBUN DIŞINDA KALMA,

            Gruba kabul edilmeyen, yalnız kalan kişiler insanları birbirine yaklaştırmaktan çok davranış ve tutumları ile onları birbirinden ayırmaya neden olurlar. Toplulukta nasıl hareket edileceğini bilmeyen, giyimine dikkat etmeyen, düzenli olmayan insanlar, utangaç, kendine güveni olmayan ,aksi, huysuz, beceriksiz, nazik olmayan, nükte yapmasını bilmeyen, asık suratlı, sportmen olmayan, bencil, çevresine karşı olumlu yönde ilgisi olmayan insanlar  grup dışı kalırlar.

 

            Grup tarafından reddedilen genç kendine yeni bir alan arar. Çoğu kere ya kendisi bir grup kurmaya veya kurulan bir  diğer gruba girmeye  çalışır. Asıl tehlike olumsuz özellikleri tarafından reddedilen bir gencin kendine benzer yeni bir grubu bulmasıdır.

 

            Bu durumda böyle bir gruba genç, olumsuz davranışların şiddeti bu grupta artması ve olumsuz alışkanlıklara (içki, sigara, uyuşturucu madde) yönelmesi ihtimali doğar.

 

            Genellikle ergenlik çağında genç grubun etkisinde daha çok kalır, onlar gibi giyinir, ve davranır. Ailesinden çok grup üyelerinin fikir ve değerlerine önem verir.

 

            Genellikle bir kerelik başvurulan ve özenti ile başlayan  bu olumsuz davranış alışkanlık halini alabilir. Bu yüzden arkadaş grubuna girerken ilk dikkat edilmesi gereken husus grubun amacını iyi bilmektir.

 

            Genellikle olumlu davranışların kazanılması için en iyi grup okullardaki eğitsel kollardır. Eğitsel kola giren bir öğrenci kendini geliştirme olanağını elde eder. Çünkü bu grupta bir işbölümü ve sınırsız bilgi ve davranışları öğrenme imkanı mevcuttur. Örnek :

Bir öğrenci çok başarılı olduğu zaman o eğitsel kolun en faal üyesi olarak  diğer insanlarla görüşme, bilgi derleme, sunma ve yönetme  gibi toplumsal hayat için gerekli olan bir çok özelliği kazanabilir.

 

            Okulda ve sınıfa  bu açıdan bakarak işbirliğine dayalı bir bütünlük sağlamaya çalışmakla hem kendinize ve hem de çevrenizdeki arkadaşlarınıza yararlı olacağınızı  ve daha başarılı huzurlu bir çalışma ortamı yaratılabileceği unutulmamalıdır.